“Umuda Tutunan Çocuklar…”

Yazar: admin Kategori: Basından Oluşturma Tarihi: 2015-01-18 Okunma Sayısı: 1917 Yorum: 1

19 Mayıs 2003 Tarihli “Sabah” Gazetesinin Günaydın Ekinde Yayınlanan Yazı

Gazeteci: SAVAŞ AY

“Umuda Tutunan Çocuklar…”

Yüzlerce genç kızımız çocuk Esirgeme Kurumu Bahçelievler Kız Yurdu’nda hayata tutunmuş, umut kelebekleri gibi kanat çırpıyor…

Onların yaşama direnişini görünce, “Haydin çocuklar. Bugün bayram en çok size yaraşır. En çok sizin yüzünüze, gözünüze, sevginize yaraşır bu bayram” diyesi geliyor insanın.

Dışarıda her şey var… iyiden kötüye, çirkinden güzele her şey, her şey var sokakta. Kış ayazı, yaz sıcağı, bahar dalı, güz rüzgarı da var, aşıp taşan, vurup kıran, yürek çatlatan, hayat karartan anlar, olaylar da var. Ve bir başına kalakalmak kötü ise, bir başına hem de dışarılarda kalakalmak en kötü.

Huup Diye

Olur a yani insanız değimli; olur a. Annesiz kalıverirsin küçümen çağlarında ve apansız. Hem annesiz, hem babasız, yakınsız, korumasız kalabilirsin belki de. Belki de zaten hiç yanında olmadıkları için kaybolmaları da söz konusu da değildir. Düşsel ve dev bir vakum makinesi gibi huup diye içine çekmektedir seni sokaklar. Yaldıza, yıldıza bürünmüş davetiyelerle; “gel” eder sana karanlıklar.

Tutunamayan

Tuzaklara takılır, bela mayınlarında limelenirsin. Mesela “sokak çocuğuna” çıkar adın. Sonra yine “adın çıkar” başka bir şeylere, söküp atamazsın. Çırpındıkça batak, kıpırdadıkça hoyratlık ilişir hücrelerine kadar. Umuda uzanan ellerin kanar, acır, tutunamazsın…

Ağır Sınavlar

İşte bütün bunlara inat, şükür ki umuda tutunabilmiş çocuklarımız da var. Ne çocuğu? Artık o çağları aşmış, tepeden tırnağa gencanlı olmuş kızların yürek imecesi var orada. Orada; Bahçelievler mevkilerinde, bir yetiştirme yurdunu doldurmuş yüzlerce umut kelebeğinin kanat çırptığı bir yer var. Daha el kadar bebelerken yaşam ağır sınavlara çekmiş o sabileri. Her birinin ağır bir öyküsü mevcut ve sayın ki, hepsi de birer tahrip kalıbı.

Acıyı Bal Eylemek

Ama dedim ya; el ele, yürek yüreğe, omuz omuza durmuşlar ve acıyı bal eylemişler. Nerelerden geldiler, kimdiler, neler çektiler, uzun uzun anlatıp ağlak muhabbetleri dönüştürmeye niyetim yok bu yazıyı. Ama abartmasız söylüyorum; okullu, inançlı, coşkulu, güvenli, sevgili yetişiyor bu kızlarımız orada. Sosyal Hizmetler kucak açıyor, onlar da boş çevirmiyor. Reddetmiyor bu şefkat çağrısını.

Etiketler:

Yorumlar

Yazar 2015-01-19 03:51:49 Yazar Ceren Yılmaz Yorum Linki
Kısa bir süre bu yurtta kalmak zorunda kalmıştım. Şimdi o günleri düşündüğümde aklımda kalan tek şey, İsmet Bey.. İyi ki varsınız..

Yorumunuz

Captcha


Son Yazılar

Devamını Oku

Sosyal Hizmet Alanı İhmal mi Ediliyor?

İsmet Galip Yolcuoğlu' nun Ülke TV de katıldığı "Sosyal Hizmet Alanı İhmal mi Ediliyor?" konulu TV p...
Devamını Oku

“Umuda Tutunan Çocuklar…”

19 Mayıs 2003 Tarihli “Sabah” Gazetesinin Günaydın Ekinde Yayınlanan Yazı

...
Devamını Oku

Türkiye’de Sosyal Refah Devletine Geçiş Süreci Kitabı Çıktı

Ülkemizde, 1960’lı yıllarda estirilen “sosyal devlet” rüzgarlarına karşın, daha sonraki döne...